• 27 Şubat 2019, Çarşamba 16:21

SPORU ANLAMAK VE BAŞARILI OLMAK

Farklı birçok anlamı bulunan spor kelimesi ülkemizde genellikle; belli kurallara ve tekniklere uyularak yapılan, bedensel gelişmeye yararlı, eğlenmek ve yarışmak gibi amaçları da bulunan beden hareketlerinin tümünün ortak adı diye anlamlandırılır.

   Bitlis’te spor genel olarak ülkemiz ile aynı şekilde anlam bulmuş ya yarışma ya da eğlenmek için yapılır hale gelmiştir. İlimizde de spor denince klasik olarak futbol akla gelirdi. Ama gelişen dünyaya ayak uydurabilen bir ülkeye sahip olmamız, refah seviyemizin yükselmesi ve buna bağlı olarak obezitenin artması ilimizde de bizim klasik düşünce anlayışından kopmamıza ve sporu daha evrensel düşünmemize sebep olmuştur. Artık spor denince aklımıza spor salonları, sahillerde koşmalar, uzun tempolu yürüyüşler ve sağlıklı beslenme gelir oldu. Bu toplumun gelişmişlik düzeyini gösteren parametrelerden biridir. Yani sadece yol, su, kanalizasyon, güvenlik, park, bahçe değil aynı zamanda sağlıklı yaşamak için vakit ayırabilmede gelişmişliği gösterir.

  Dünyada gezmediği ülke kalmayan, ilkokul mezunu olmasına rağmen profesörleri bile konuşurken kendine hayran bıraktıran muaythai branşında teknik direktörlük yapan dostum Yılmaz Çeken’in spor konusundaki tanımını duyunca çok şaşırmıştım.  Yılmaz ÇEKEN Aynı zamanda sporda reklam ve pazarlama işini de en iyi yapanlardan biridir. Bunu survivor programına Atakan ve İbo’yu yerleştirerek de ispatlamıştır. Yılmaz’a bir gün hocam spor nedir diye sormuştum. Bana direk NERDE diye sormuştu. Ben dünyada diye sorduğumda şu tanımı yapmıştı bana S= sağlık P=program O= organizasyon R= rekor. Birazda detayına girmişti. Ben sizleri detaylarıyla sıkmayacağım. Türkiye’de diye sorduğumda gülerek kilo verme demişti.

     Ben Yılmaz hocanın dünyadaki spor tanımını biraz inceledim. Bana ilk anlattığı zaman ne yalan söyleyeyim biraz basit gelmişti. Oturup biraz üzerine düşündüğüm zaman aslında ne kadar kapsayıcı olduğunu, sporu basit bir şekilde en dolaylı anlatım olduğunu görmüştüm. Sözlüklere baktığım zaman ise bu kadar kapsayıcı bir tanım bulamamıştım. Yani meslekte idolüm olan antrenör bilgide de ters köşe etmişti beni. Şimdi belki bu yazımı zahmet edip okuyacak kelli felli, göbekli, yıllarını bilimsel araştırmalara ‘’sözde adamış’’  akademisyenler bıyık altından veya bıyıksız dudaklarıyla gülüp, aha işte basit düşünen spor adamı diyebilir. İddia ediyorum, daha iyi tanımlayamazsınız. Yapında bizde biraz daha bilginizden faydalanalım. Haa bu arada ben spor adamı değilim.

 

   İlimizde ve ülkemizde spor sadece S ve R yani sağlık ve rekor ön plana çıkıyor. P ve O yani program ve organizasyon arka plana itiliyor.  Sırf bu yüzden hep geri kalıyoruz. Hala eski sistemlerle yürüyoruz. Adamın üstüne adamı alıp koşturuyoruz. Kemik güçlenecek, sinirler ölecek diye adamın kavalına demirle vuranı da gördüm, 2 saat boyunca antrenman yaptırıp bir gıdım su içirmeyeni de. Yahu Barselona’da oynayan adamı milli takıma almıyoruz. Milenyum takımını kursak parasızlıktan çökmüyor muyuz? Biz programımızı ve organizasyonumuzu ikinci plana ittiğimiz sürece sporda bir adım öne gidemeyiz. Programlarımızı daha profesyonel yapmalı, yardım isteme konusunda tereddüt etmemeliyiz. Organize olma konusunda ben merkeziyetçiliğinden çıkmalıyız. Yapacağımız sportif, sporcu ve antrenman organizasyonlarında profesyonellerden mutlaka yardım almalıyız.

   Antrenörler, kulüp başkanları, sporcular, idareciler kısaca herkes kendini geliştirmeli, gidip görmeli,  bol bol okumalı ve istişare mekanizmasını mutlaka çalıştırmalı. Herkes kendi işine bakarsa ve aslında yaptığı işin bir diğerinden daha üstün olmadığını kabullenirse her şey çözülür. Dünya’da sporda söz sahibi olmak için bence bunlar şart.  İnanın ki bunları yaparsak çok kısa sürede başarılı oluruz. Başarıda o kadar muhteşem bir duygu ki; bir kere tadına vardın mı daha kimse senin başarılı olmana engel olamıyor. İlimizde ve ülkemizde bütün branşların başarılı olması dileğiyle.  


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık