Bugun...
17-04-2018 13:28:00 büyüt küçült

Başak AYYILDIZ (FİZYOTERAPİST)

(FELÇ) NEDİR?

İnme, felç gibi terimler ile özdeşleştirilen SVO (Serebrovasküler Olay) çok çeşitli yelpazelere ulaşan, geçirilen olayın derinliği ve niteliği açısından farklılaşan bir yapıya sahiptir.

HER 40 SANİYEDE 1 KİŞİ İNME İLE KARŞILAŞIYOR!

2015 yılında TÜİK tarafından yayınlanan veriler “dolaşım sistemi hastalıkları” üst başlığında yer verdiği inme, kalp rahatsızlıklarından sonra ikinci sırada kendine yer bulmuş. Ölümle sonuçlanan dolaşım sistemi hastalıklarının %24,3’ünü oluşturan inme, 39 bin insanın ölmesine neden olmuş.

Halk tarafından çeşitli inanışlar olsa da, inme bilim tarafından açıklığa kavuşmuş, etyolojisi anlaşılmış rahatsızlıklardan biridir. Beyin, sağlıklı çalışması için kan dolaşımına ihtiyaç duyar. Bu sirkülasyon kusursuz şekilde devam ettiği takdirde herhangi bir sorun yaşatmazken, dolaşımın herhangi bir nedenden dolayı sekteye uğraması beynin işleyişinde de sorunlara sebebiyet verir.

İnmeyi anlamak için alt başlıklarına da yer vermek gerekir. Beyin iki sebepten dolayı “inme” ile karşılaşır.

  • İskemik; Beyinin çeşitli sebeplerden ötürü kanlanamaması ve bu sürenin neticesinde beyinde nekrotik (ölü doku) sahaların oluşması. (Trombolitik, Laküner infarkt, Embolik gibi alt başlıkları mevcuttur. Her birinin oluşumsal mekanizması birbirinden farklıdır. Dolayısıyla iskemik inmeyi de tek basamakta toplamak mümkün değildir)
  • Hemorajik; İşin değişken kısmı da burasıdır. Beyin sadece kan dolaşımından mahrum kaldığında değil, “kontrolsüz” kan dolaşımı ile yüzleştiğinde de sıkıntı yaşar. Hemorajik inme genelde yüksek tansiyon gibi “ani” yükselen dolaşımsal döngünün, beyinde kontrolsüz bir kanlanma sağlaması ve bu dolaşımsal periyodun “iç basınca” müdahale etmesi ve hemorajik sahalar oluşturması ile oluşur. Bunun yanı sıra kafa travmaları gibi ciddi hasarlar ve darbeler ile de hemorajik inme oluşumu gözlemlenir.

Her inme aynı mıdır?

Her inmenin aynı olması mümkün değildir. Çünkü beyin, bölgesel olarak farklı alanların farklı işlerle meşgul olduğu bir işlemler bütünüdür. Dolayısıyla yaşanan olayın hangi arter (beyine kan dolaşımını sağlayan yapılar) etkilenimine bağlı olduğu ve bu arterin suladığı alanların hangi bölgeler olduğuna bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.

Yani, kaynınız inme geçirdi ve -ne mutlu ki- hiçbir sorun ile yüzleşmeden tekrar eski sağlığına kavuştuysa, bu sizin de sağlığınıza aynı çabuklukla kavuşacağınız anlamına gelmez! Başkasında gerçekleşen olumsuz tablo da sizin olumsuz bir yönde ilerleyeceğiniz anlamını taşımaz.

İnme ortak bir tanımlama olsa da, içinde çok net bir şekilde farklılaşan ve çok farklı klinik seyirleri olan bir hastalıktır. Her inme kendi içinde bağımsızdır ve hiçbir şekilde başkasında gözlemlenen olumlu / olumsuz sonuç sizin tedavinizin seyrine katkı sağlamaz.

İnme riskini artıran etkenler nelerdir?

  • Yüksek kan basıncı (Hipertansiyon, yüksek tansiyon)
  • 55 yaşın üzerinde olmak
  • Ailede daha önce inme geçirmiş birinin bulunması
  • Diabet
  • Doğuştan veya edinsel kalp rahatsızlıklarından birine sahip olmak
  • Yoğun sigara / alkol kullanımı
  • Yüksek kilo
  • Egzersiz olmadan yaşamayı alışkanlık edinmek (Egzersiz yapmamak)
  • İlaç kullanımı
  • Erkek olmak
  • Yüksek strese maruz kalmak

İnme tekrarlar mı?

İnmenin “tekrarlayacağına” dair yargı haksız değildir. Nitekim inme geçirmiş her 4 kişiden 1’i tekrardan inme ile karşılaşır. Ancak bu inme geçirmiş birinin tekrardan inme ile karşılaşmasının “kesin” olduğu yargısına varabilmek için fazla iddialıdır.

İnmenin tekrarlamaması için önlemlerin alınması oldukça önemlidir. Bu döngünün en önemli basamaklarından biri, sebebiyet veren unsurun ortadan kaldırılması ilk sıradadır. Bunun akabinde kan basıncının düşürülmesi, sigaranın bırakılması, beslenmenin düzenlenmesi, kan sulandırıcıların kullanılması ve fiziksel aktivite düzeyinin kontrollü ölçülerde artırılması riski düşüren ve uyulması gereken prosedürlerdir.

İnme ne zaman iyileşir?

İnme sonrası en çok akıllara gelen soru şüphesiz ne zaman iyileşeceği algısıdır. Fizyoterapist eşliğinde çalışmayan ve motor, duyusal yeteneklerin artırılması yoluna gitmeyen bir kişinin iyileşme ve sekel (iz, sakatlık) bırakmadan hayatına devam etmesi neredeyse imkansızdır. Çünkü inme (felç) sizi hayatta limitleyen, çoğu zaman bir yardımcıyla hayatınıza devam etmenize sebebiyet veren bir olgudur ve bu da fiziksel olarak bir fizyoterapist olmadan aşabileceğiniz bir basamak değildir.

Geçirdiğiniz tablo sonrasında size net bir tarih verebilmek mümkün değildir. Çünkü beyinde gerçekleşen olayın, yarattığı tablo kesinlikle “kolayca” yorumlanacak bir konumda olması beklenemez. Her bireyin kendi içinde gelişmesi de bu sebepten ötürüdür. Ana aktör beyindir ve beyin çok büyük ilerlemeler kaydedilse de, halen sırrı kusursuzca aşılmış bir yapı değildir.

Yine de tablonun ciddiyetini anlamak için geçerli ve dikkate alınan sınıflandırmalar mevcuttur. Motor hareketlerin kısa zamanda kazanılması umut verici bir gelişmedir. Motor hareketlerin kazanımı ilk 3 ayda en üst düzeydedir. 6 aylık tabloda gelişim radikal boyutlara ulaşabilir. Ancak özellikle 1 yılı aşan vakalarda olanın üzerine koyma, fonksiyonel kazanımlar elde etme daha mümkün konumdadır.

İnme sonrasında fizik tedaviye ne zaman başlanmalı?

İnme sonrasında 24-48 saatlik (brain edema = beyin ödemi) ve sistemik bulguların kontrollü aşamalara indirgenmesi neticesinde en kısa vadede fizik tedaviye başlanmalıdır. Bu sürecin yukarıda bahsettiğimiz üzere ilk 3 aylık periyodu kritik bir öneme sahiptir ve motor kazanımlar ilk 3 ayda önemli ölçüde yükseliş göstermektedir.

Bu haber 183 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
haber arşivi
ANKETİMİZE KATILIN

Sitemizde Görmek İstediğiniz Haberler Nelerdiren

Yerel Haberler
Ulusal Haberler
Spor Haberleri
Köşe Yazıları
Ekonomi
Güncel
video Haber
foto Haber

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ
http://www.google.com/analytics