Bugun...
22-01-2018 00:15:00 büyüt küçült

Av.Sedef KOCAKAPLAN

ÇEK DEFTERİMİ KAYBETTİM, NE YAPMALIYIM?

Sevgili okurlar; uygulamada sıklıkla karşılaştığımız bir sorun olması dolayısı ile bu haftaki yazımızda çek defterinin kaybedilmesi karşısında yapılabileceklere ilişkin bir takım bilgiler vereceğiz.

            Günümüz ticaretinin en etkin kullanılan ödeme araçlarından sayılan çekler, Türk Ticaret Kanunu’nda kambiyo vasfını haiz senetler arasında sayılmaktadır.  Ve diğer senetlerin aksine çekler bir kredilendirme, vadelendirme aracı değil; ödeme aracı olarak düzenlenmiş kıymetli evraklardandır.

            Çekin ticarette etkin bir şekildekullanılıyor olması uygulamada gerek çek alacaklısı açısından gerekse de çek sahibi açısından çeşitli hukuki sorunları gündeme getirebilmektedir. Yazımızda, bu sorunlardan biri olan ve sıklıkla karşılaştığımız ‘çek defterinin kaybedilmesi’ durumuna ilişkin bir takım açıklamalarda bulunacağız.

            Çek defterini kaybeden mağdur kimselerin,çek defterinin kötü niyetli kişilerin eline geçmesine mani olmak gayesi ile hukuki platformlarda öncelikle “zayi(yitik/kayıp) sebebi ile iptal davası açma” yoluna gittiği görülse de; bu yaklaşımın maalesef yasal bir zemininin olmadığını belirtmek gerekmektedir. Ticari hayata bu konuda yanlış bir algının hâkim olduğunu söylemek mümkündür.  Zira, çek defterinin kaybedilmesi; defteri kaybeden kişiye iptal davası açma hakkı vermediği gibi; başkaca herhangi bir yasal çözüm yolu da tanımamaktadır.Yasal düzenlemeler bu şekilde olsa da, düzenlemeninticari hayatta çeşitli tehlikelere davetiye çıkaracak ve çek sahibini tekrar tekrar mağduriyete uğratacak yasal bir boşluk ve noksanlık teşkil ettiği aşikârdır.

            Bir çek yaprağı; düzenleyen kişi tarafından zorunlu kısımları doldurulmadığı müddetçe hukuken “çek” niteliğinde sayılmamaktadır. Dolayısı ile kaybolan çek defterlerinde bulunan boş çek yaprakları da yasal olarak çek vasfını haiz değildir. Kanunda düzenlenen iptal davası ise, ancak ve ancak kıymetli evrak(çek,bono,poliçe, hisse senedi, tahvil vs. ) niteliğine sahip bulunan senetler için düzenlenmiş bulunmaktadır. İlgili yasal düzenlemeler şu şekildedir;

Türk Ticaret Kanunu 651. Madde:

“(1) Kıymetli evrak zayi olduğu takdirde mahkeme tarafından iptaline karar verilebilir.

(2) Kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir.”

Kanun maddesinde yer aldığı üzere, iptal davası açabilmenin zorunlu koşullarından biri kaybolan senedin öncelikle kıymetli evrak niteliğine sahip olmasıdır. Düzenleme çekler açısından değerlendirildiğinde ise; çek vasfında olmayan boş bir çek yaprağının kanun maddesi kapsamının dışında kaldığı görülmektedir. Nitekim kanun koyucu da bu değerlendirmeyi esas alarak, çek koçanını kaybeden kişiye dava açma hakkı tanımamıştır.

            Oysaki Eski Türk Ticaret Kanunu’na göre  keşideci(çeki düzenleyen kişi) çekin elinden rızası olmaksızın çıkmış olduğu iddialarında muhatapları ödemekten men edebiliyordu ve muhatabın/çek koçanı eline geçen kişilerin bu talebe uyma zorunluluğu bulunmaktaydı. Ancak bu madde hükmü 28.02.2009 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır veticari hayatı tabiri caizse büyük tehlikelere gebe bırakmıştır.

 

            Bu durumda izlenecek tek yol; çek koçanının kötü niyetli kişilerin eline geçmesi halinde; çek sahibinin iş bu kişi/kişilere karşı menfi tespit davası açarak borçlu olmadığını tespit ettirmesidir. Yargıtay içtihatlarında da aynı ilke benimsenerek çeşitli kararlara konu edilmiştir;

            “Mahkemece, keşide edilmediğinden çek yapraklarının tedavüle konmuş sayılamayacağı bu nedenle davacının zayi nedeniyle iptal davası açamayacağı, ileride ele geçirenlerce doldurulup hak iddia edilmesi halinde hesap sahibinin menfi tespit davası açma hakkı olduğu, zayi nedeniyle hasımsız çek iptali davası açma hakkının hamile tanındığı gerekçesiyle davanın ve ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.” (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi)

            Çek koçanının kaybı durumunda yasal düzenlemelerin ziyadesi ile yetersiz olduğu açıktır. Bu nedenle daha fazla kanun boşluğu doldurulana dek başkaca mağduriyetlerle karşı karşıya kalmamak adına koçanların muhafazası yönünde maksimum seviyede bir hassasiyet göstermeniz önem arz etmektedir. Haftaya görüşmek dileği ile..

Bu haber 506 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
haber arşivi
ANKETİMİZE KATILIN

Sitemizde Görmek İstediğiniz Haberler Nelerdiren

Yerel Haberler
Ulusal Haberler
Spor Haberleri
Köşe Yazıları
Ekonomi
Güncel
video Haber
foto Haber

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ
http://www.google.com/analytics