Bugun...
14-01-2018 00:12:00 büyüt küçült

Av.Sedef KOCAKAPLAN

REDDİ MİRAS NEDİR VE NASIL YAPILMALIDIR?

Miras; murisin yani ölümü ile başka kişilere miras bırakacak olan kişinin malvarlığı sorumluluklarının mirasçılara intikal etmesi manasını taşımaktadır. Miras hukukunun temel ilkelerinden olan külli halefiyet ilkesi gereği, yasal ve atanmış mirasçılar miras bırakanın ölümüyle kendiliğinden mirasçılık sıfatını kazanmaktadırlar. Murisin malvarlığı aktif varlıklardan oluşabileceği gibi pasif varlıkları yani borçları da içermektedir. Yani mirasçılar esasında murisin hem alacaklarından hem de borçlarından sorumlu olmaktadırlar. Bu durumda mirasçıların miras bırakanın borçlarından sorumluluğu yalnızca tereke bazında bir sorumluluk olmayıp kendi şahsi malvarlıklarıyla da borçlardan sorumlu olmaları sonucunu doğurmaktadır. Özellikle yasal mirasçılığın söz konusu olduğu durumlarda borçların intikali kişiler bakımından bir takım problemlerin doğmasına neden olabilmektedir. Bu sebeple kanun koyucu, kişilere mirası reddetme yani kendilerine intikal edecek olan malvarlığını kabul etmeme imkanı tanımıştır. Türk Medeni Kanunu’nda belirli şartlara tabi olarak düzenleme altına alınmış olan reddi miras yani mirasın reddi bu anlamda miras bırakanın ölümü üzerine yasal veya atanmış mirasçıların murisin her türlü borç ve alacaklara dair tüm tasarruf haklarından vazgeçmesi anlamına gelmektedir.  

Türk Medeni Kanunu’nda belirtildiği üzere miras, miras bırakanın ölümü neticesinde bir bütün olarak derhal ve kanunen mirasçılara geçmektedir. Bunun için kural olarak mirasçıların iradelerini açıklamalarına ihtiyaç yoktur. Borç içeren terekelerin söz konusu olduğu hallerde mirasçıların kendilerine geçen borçlar bakımından sorumluluklarını bertaraf edebilmeleri mirasın reddi müessesi ile mümkün kılınmıştır. Reddi miras hakkı yasal ve atanmış mirasçıların tümü bakımından kullanılabilecek bir imkandır. Bu hakkın kullanılabilmesinin ön koşulu miras bırakanın ölmesi ve dolayısıyla mirasın mirasçılara geçmesidir. Miras bırakan ölmeden önce ancak mirastan feragat sözleşmesinin yapılması ya da miras hakkının temliki ile benzer bir sonuç elde edilebilir.  

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 605.maddesi; 

“Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. 
Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.” şeklinde düzenlenmiştir.  

Fiil ehliyetin sahip yani ayırt etme gücü tam olan ve ergin her mirasçı yazılı veya sözlü olarak mirası reddettiklerine ilişkin beyanlarını murisin son yerleşim yerinde bulunan sulh hukuk mahkemesine bildirmeleri ile mirası reddetmiş olacaklardır. Ret beyanının herhangi bir şekil şartına tabi olmamakla birlikte kayıtsız ve şartsız olarak, mirasın tamamı bakımından etki doğuracak biçimde bildirilmiş olması önemlidir. Zira mirasın kısmen reddedilmesi mümkün olmayıp aksi şekilde gerçekleşen beyanlar neticesinde mirasçı mirası iktisap edecektir. Kanun mirasın reddi için 3 aylık bir hak düşürücü süre öngörmüştür. Düzenlemeye göre murisin ölümünden sonra veya mirasçıların mirasçı olduklarını öğrenmelerinden itibaren 3 ay içerisinde mirasın reddi talebinde bulunmaları gerekmektedir. Süresi içerisinde reddedilmeyen miras mirasçı tarafından iktisap edilmiş olur. Yasal mirasçılar bakımından kural olarak bu süre miras bırakanın ölümünü öğrenmeleri ile başlamaktadır. Şayet mirasçılık sıfatı daha ileri bir zaman diliminde öğrenilmiş ise öğrenilen tarih sürenin başlandığı tarih kabul edilmektedir. Atanmış mirasçılar için süre sulh mahkemesinin vasiyetnameyi resmi olarak açması ve kişilere tebliğ etmesi ile başlamaktadır. Önem arz eden haklı bir nedenin varlığı halinde ve talep edilmesi durumunda sulh hakimi yasal ve atanmış mirasçılara verilen ret süresini uzatabilmekte veya yeni süre tayin edebilmektedir.  

Mirasçının mirası reddetmeden ölmesi halinde mirası ret hakkı kendi mirasçısına geçmektedir. Bu durumda ölen mirasçının mirasçısı hem kendi miras bırakanının kendisine bıraktığı mirası hem de kendi miras bırakanına onun miras bırakanından kalan mirası reddetme hakkına sahip olacaktır. Her iki mirası reddedebileceği gibi yalnız kendi miras bırakanından kalan mirası da reddedebilir.  

Kanunda öngörülen süre içerisinde mirası reddetmeyen ya da ret talebini mirasın tamamı bakımından kayıtsız ve şartsız olarak yerine getirmeyen mirasçı, mirası kazanmış olacaktırBunun haricinde mirası ret süresi dolmamasına rağmen mirasçı olarak tereke işlerine karışan, terekenin olağan yönetimi haricindeki işleri yürüten, tereke mallarını kendisine mal eden mirasçı artık mirası reddedemeyecektir. Bu hallerde mirasçı mirası kabul etmiş sayılacaktır. Fakat eylemi gerçekleştiren kişinin mirasçı olduğunu bilmesi ve kasıtlı olarak hareket etmesi gerekmektedir.  

Mirasın reddi için yukarıda izah edilen hal mirasçıların süresi içerisinde mahkeme kanalı ile iradelerini ortaya koymalarını gerekli kılan bir haldir. Bunun haricinde miras bırakanın ölümü tarihinde ödemeden aczi açıkça belirlenmiş ve resmi olarak tespit edilmiş olması durumunda miras reddedilmiş sayılır. Hükmi ret olarak adlandırılan bu halde mirasçıların herhangi bir irade açıklamasında bulunmalarına gerek yoktur. Yine bu durumda kabul veya ret için kanunda herhangi bir süre öngörülmemiştir. Mirasçılar hükmi ret halinde mirasın açılması ile terekeyi yine bir bütün olarak kazanmakla birlikte ret süresini susarak geçirmeleri durumunda karine olarak mirası reddettikleri kabul edilmektedir. Ancak yine de ileride doğabilecek ihtilafların önünü alabilmek adına mirasçılar sulh mahkemesine beyanda bulunmaları noktasında bir engel yoktur.  

Mirasın reddi bugün için herkes tarafından bilinmesi gerekli bir kurumdur. Zira kişilerin kendilerine intikal edenin mirasın yalnızca malvarlığının aktifleri olduğundan ileri gelen bir fikre kapılmaları daha sonra karşılarına çıkacak ve şahsi malvarlıkları ile sorumlu olacakları borçları ödemeleri yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacaktır. İleride yaşanacak sorunları azaltabilmenin ve kanunen tanınan haklardan faydalanabilmenin en mümkün yolu ancak ve ancak bu haklardan haberdar olmak ve bu hakları bilmekle ile mümkündür.  

 

Bu haber 885 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
haber arşivi
ANKETİMİZE KATILIN

Sitemizde Görmek İstediğiniz Haberler Nelerdiren

Yerel Haberler
Ulusal Haberler
Spor Haberleri
Köşe Yazıları
Ekonomi
Güncel
video Haber
foto Haber

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ
http://www.google.com/analytics